Sana daha iyi bir alışveriş deneyimi sunulabilmesi için sitemizde çerez konumlandırmaktayız, kullanmaya devam ettiğinde çerezler ile toplanan kişisel verilerin Veri Politikamız - Bilgilendirmelerimizde belirtilen amaçlar ve yöntemler ile mevzuatına uygun olarak kullanılacaktır.

Devlet Opera ve Bale
Troy Çanakkale

KONU

1. Perde
1. Sahne
Sparta, Kral Menelaos’un sarayı.
Bu hikaye bundan yüzyıllar öncesinde yaşanmış bir savaşın ve destansı bir aşkın dramıdır. Herşey Spartada gerçekleşen Thetis ve Peleus’un düğününde başlar. Sparta kralı Menelaos’un himayelerinde, bütün Yunan Kralları ve Truva Prensleri, Paris ve Hektor davetlidir. Bu düğün, Tanrıların buyruğu altında, bir barış çağrısıdır adeta. Ancak, bu asil düğünde tüm tarihi değiştirecek bir yasak aşk başlayacaktır... Halk tüm asilzadeleri ve kralları Menelaosu selamlar. İçeri giren Menelaos, önce misafirleri kabul eder ve ardından müstakbel çiftin nikahını kıyar. Tüm halk neşe içerisindedir. Bu sırada Truva prensi Paris, Menelaosun karısı güzel Heleni farkeder. Genç prens, Sparta Kraliçesinin cazibesine kaptırır kendisini. Helen ise bu hislere karşılık vermektedir.
1. Sahne, eğlenceler devam ederken Paris ve Helenin bir köşede birbirlerine sarılmasıyla sona erer.
2. Sahne
Aulis, Tanrıça Artemisin tapınağı. Paris Menelaos’un karısını kaçırmıştır. Durumu anlayan Menelaos kaçırılan eşi için ağabeyi, Miken kralı Agamemnon’dan yardım istemiştir. Agamemnon bütün yunan kralları ve kahramanlarını toplamıştır. Kahin Khalkas’a geleceği anlatması için başvurulacaktır...Agamemnon Troyayı hainlikle suçlar. Troyanın hesap vermesini istemektedir. Kahramanları Aşil, Ulis ve Ajax’a hazır olmalarını emreder. Amacı, bir an önce Troya’ya saldırmak ve bu ülkeyi işgal etmek ve kardeşinin intikamını almaktır. Ancak tapınaktaki halk Agamemnon’a hızlı düşünmemesini öğütler. Kendisinin kahin Kalkhas’ın sözlerini dinlemesini tavsiye ederler. Kalkhas Aulis tapınağının kahinidir ve geleceği görmesiyle tanınmıştır Agamemnon kahinden geleceği anlatmasını ister. Kakhas Tanrılara kulak verir. Çatışmaların çok uzun süreceğini ve çok kan akacağını söyler krala. Savaşın neticesinde ise hiçbir tarafın galip gelemeyeceğini söyler. Agamemnon ise ısrarlıdır. Kahin bunun üzerine kraldan kendi kanından Tanrıça Artemise bir kurban vermesi şartıyla, savaşta galip gelebileceğini anlatır. Kral Agamemnon bir an düşündükten sonra bunu kabul eder ve kızı prenses İfigeniya’yı tapınağa çağırtır. Ayinler eşliğinde genç prenses tapınağın altarına getirilir. 2. sahne İfigeniya’nın Artemise kurban verilmesiyle sona erer.
3. Sahne
Troya sarayı. Güneş Troya’nın üzerinde parlamaktadır. Genç prensler evlerine dönmüşlerdir. Paris, Helen’i Troya’ya getirdiği için ziyadesiyle mutludur. Kral Priam, halk ve Troyalı asiller, Paris ve Hektor’u her zamanki gibi bağırlarına basarlar. Barış haberlerini beklemektedirler. Kral Priam oğullarını karşıladıktan sonra yanlarındaki güzel kadının kim olduğunu sorar. Paris onun güzel Helen olduğunu söyler. Troyalı asiller ve halk bir anda paniğe kapılır. Kral Priam’a genç Sparta kraliçesinin geri gönderilmesi gerektiğini söylerler. Bu durumun bir savaş başlatabileceği kesindir. Ancak Priam Parisin gözlerindeki aşkı görür ve bu aşka saygı duyar. Genç kadının bundan böyle Troya prensesi olduğunu ilan eder. Ardından halka ve asillere Troya surlarının
asla geçilemeyeceğini belirtir. Bu eski surlar yüzyıllardır geçilememiştir ve yüzyıllarca daha dayanacaktır. Halk bu söylemden sonra rahatlar. Hava kararırken Paris ve Helen başbaşa kalırlar. Helen endişlidir. Kendisi yüzünden savaşın kapıya dayanacağını adeta hissetmektedir. Paris ise sevgilisini rahatlatır. Ona bu ülkenin surlarının asla geçilemeyeceğini söyler. Aşklarının Troyada yeşereceğini düşünen çifti bir an mutluluk sarmalar. 3. sahne bu aşk diyaloğu ile sona erer.
4. Sahne
Troya surlarının dışarısı. kara bulutlar Troya üzerindedir. Agamemnon, kahramanları ile birlikte surlara dayanmıştır.Yunan ordusu savaş hazırlıkları içindedir. Ordu adeta bir güç gösterisiyle ilerlemektedir. Anlaşma için Priam, Troyalı Prensler ve asiller ordularını arkalarına alıp duvarların dışına çıkarlar. Kral Priam ve Kral Agamemnon ortada buluşurlar. İlk sözü alan Priam Agamemnon’a barış için geldiyse HOŞ GELDİĞİNİ ancak savaş için buradaysa
arkasındaki surlara bakmasını söyler. Agamemnon ise Troya’nın Heleni çaldığını ve kendisinin hemen geri verilmesini arzu eder. Ayrıca Troyanın teslim olmasını, böylece canlarının bağışlanacağını söyler. Agamemnon adeta tüm ülkeyi elegeçirmek için bu topraklara gelmiştir. Priam ise ne Heleni vermeyi ne de teslim olmayı kabul etmez. İki kral anlaşamayınca Agamemnon sinirden kendisini kaybedercesine ordusuna taaruz emrini verir. Bir anda Yunan ordusu taaruz eder. Troya ordusu ise Kral Priamı güvene aldıktan sonra savunmaya geçer. Troya ordusuna Hektor önderlik etmektedir. Savaş başlar...Savaş devam ederken iki kahraman Hektor ve Aşil karşı karşıya gelirler. Tüm ordu tezahüratlar içinde bu düelloya tanıklık eder. Neticede Aşil galip gelir. Ancak Yunan ordusu güçlü Troya savunmasını geçemez. Troya halkı acı içerisinde kahraman prens Hektor ölümüne tanıklık eder. En şanlı kahramanını kaybeden Troyayı bir anda yas kaplamıştır.4 sahne ve 1. Perde sona erer bu trajik ölüm ile sona erer.

2. Perde
5. Sahne
Troya kalesi içerisindeki meydan. Hektorun cansız bedeni yakılmak üzere ağıtlar eşliğinde meydana getirilir. Cenaze töreni başlar. İskeleye yerleştirilen prens yakılacaktır. Acılı baba, kral Priam oğluna son sözlerini söyler ve ölüler diyarına rahat geçebilmesi için gözlerine iki altın sikke koyar. Ardından, ateşe verilen Hektor’un bedeni halkın gözleri önünde yavaş yavaş yanmaya başlar. Priam, Troyalı asiller ve halk cenazeden sonra dağılırlar.
Helen meydanda tek başına kalmıştır. Bu savaşın sebebinin kendisi olduğunu düşünen Helen pişmanlık içindedir. Bir an Troyadan kaçmak ister. Kendi hayatının sona ermesine razı olur. Ancak savaş kendisi teslim olursa belkide son bulacaktır. Helen kaçmaya yeltenirken, Paris onu farkeder
ve önüne çıkıp kendisini durdurur. Paris sevgilisine Agamemnon’un asıl amacının Troyayı işgal etmek olduğunu anlatır. Helen geri dönse bile bu savaş bitmeyecektir. 5. sahne Paris’in Helen’i rahatlatmasıyla ve kalmaya ikna etmesiyle sona erer.
6. Sahne
Troya surlarının dışı. Yunan ordusu kampı.
Hektorun ölümü Troyayı güçsüz kılmıştır. Bu fırsattan istifade etmek isteyen Agamemnon yeni saldırı planları içindedir. Artık sabrı iyice taşmıştır. Kahramanlarını toplar ve kendilerine yeni talimatlarını söyler. Kral Agamemnon, umutlarını kaybetmiş Troyaya zafer için saldırmak ister. Aşil ve Yunan ordusu bir savaş gösterisine başlarlar. Hazırlıklar tüm hızıyla devam eder. Bunun üzerine yeniden toparlanan Yunan ordusu, tekrardan taaruza geçmek suretiyle ilerler. Tekrardan savaş başlamıştır. Kan gövdeyi götürürken Troya ordusu her zamanki gibi geçilemez bir savunma oluşturur. Yunanlar büyük bir bozguna uğrarlar. Kahramanlarından Ajax ise bazı askerler ile beraber Troya’ya esir düşer. Priam ve askerleri, gemilerine kaçan Yunan ordusunun peşine düşer. 6. sahne Priam’ın şanlı zaferini ilan etmesiyle sona erer.
7. Sahne
Troya. Kral Priam’ın sarayının önündeki büyük meydan. Priam, Paris ve Helen halkın önüne çıkar ve büyük zaferlerini ilan eder. Priam cesur ve ve onurlu
askerlerini övmektedir. Herkes coşku içindedir. Troyalı asillerin emriyle savaş esirleri meydana getirilir. Tüm halk esirleri linç etmek isterler fakat Priam barış yanlısı tavrıyla kendilerini bağışlar. Ajax ve diğer Yunan askerler serbest bırakılır ve özgürlüklerine kavuşurlar. Paris ise dışarıda gezen devriyelerden Yunanların devasa bir at bıraktığını söyler. Troyalı asiller bu atın hemen yakılmasını önerir. Priam ise atın bir zafer sembolü olduğunu düşünür. Ardından bu sembolün şehre getirilmesini emreder. Troya atı bir zafer nişanesi gibi coşkuyla içeri alınır. Halk atın etrafında dans eder, oyunlar oynar ve eğlenir. Gece geç saatlerede eğlence son bulur. Priam tek başına kalmıştır. Düşüncelere dalar. Ölen oğlu Hektoru, onurla savaşmış olan ordusunu, ve nihayetinde Troyanın sükunete erdiğini düşünür. 7. Sahne kralın refah ve huzur içerisinde dinlenmeye çekilmesiyle sona erer.
8. Sahne
Troya büyük meydanı. Gece yarısı. Troyalı askerler ve halk gün boyu süren kutlamalardan yorgun düşmüştür. Tüm şehir uykuya
daldıktan sonra, atın içerisinden Aşil, Ulis ve birkaç mirmidon asker dışarı çıkar. Sessizlik içerisinde nöbetçi Troyalı askerleri etkisiz hale getirirler. Şehrin geçilemez kapılarını saklanmış olan Yunan ordusuna açarlar. Bir anda şehrin içi savaş alanına döner. Daha neye uğradıklarını anlayamayan Troyalılar bir bir katledilirler. Artık çok geçtir. Troya alevler içerisinde yanmaktadır. Bu soykırım sırasında Paris bir anda Aşili farkeder. Hektorun intikamını almak uğruna bir ok atar. Aşilin bacağına isabet eden ok, kendisini savunmasız bırakmıştır. Ardından Paris son bir ok atarak aşili göğsünden vurur. Göğsündeki oku çıkartan Aşil daha fazla dayanamaz ve ölür. Düşen Aşilin bedenini gören askerler kendisine büyük bir saygı gösterir. Bu katliam sırasında Agamemnon Priamı görür ve kendisini acımasızca öldürür. Paris, Helen ve geriye kalan birkaç asil ise kaçış yolunu bulurlar. Büyük bir keder ve acı içerisinde Troyayı terk ederler. Paris, pişmandır ancak Troyanın köklü geleneği ilelebet yaşayacaktır. Troya’nın mirası tüm dünya’ya yayılır. Bu destansı savaşın hikayesi binlerce sene boyunca anlatılacaktır. Bu toprakların şanlı geçmişi, geleceğimize ışık her daim ışık tutacaktır... Opera destansı bir hava içerisinde sona erer.

TROYA

TEMSİL TARİHİ

DİSTRİBÜSYON

GALERİ


MEDYA YANSIMALARI