Sana daha iyi bir alışveriş deneyimi sunulabilmesi için sitemizde çerez konumlandırmaktayız, kullanmaya devam ettiğinde çerezler ile toplanan kişisel verilerin Veri Politikamız - Bilgilendirmelerimizde belirtilen amaçlar ve yöntemler ile mevzuatına uygun olarak kullanılacaktır.

Devlet Opera ve Bale
Patara

KONU

I.PERDE

Dionysos şenlikleri havasında neşeyle sahne alan oyuncular birazdan sunacakları oyunda koro olacaklarını ve keçilerle birlikte olayı kızıştıracaklarını anlatarak oyunu başlatırlar. I.Sahne:(Saray) Frigya'da, Kral Midas'ın sarayında tanrılar arasında yapılacak müzik yarışmasında 'yargıcı' olarak kral Midas seçilmiştir. Işık, kehanet, sanat, adalet ve bilgi tanrısı olan Apollon enstrumanı 'lir' ile, ormanların, hayvanların ve çobanların tanrısı Pan enstrümanı 'flüt' ile yarışır. Apollon, müziğini yalnız anlayabilen kulakların duyacağı vurgusunu yapar ve çalmaya başlar. Apollon'un müziğini gerçekte duyan tek kişi Midas olmasına rağmen Berberbaşı dışındaki herkes rol yapmaktadır. Berberbaşı önce kendisinden şüphelense de gerçeği anladığında bunu cesurca yüzlerine vurur. Kral Midas'a durumu anlatmaya çalışsa da Midas onu dinlemez ve ortamdan uzaklaştırır. Sıra Pan'a geldiğinde keçilerin coşkulu eşliğinde Pan önce kendinden bahseder, ardından ezgilerini yüreğin işiteceği vurgusunu yaparak flütünü çalmaya başlar. Tutkunun zirvesinde coşku ile flütünü çalarken adeta kendinden geçer. Dışarıdan yarışmayı dinleyen halk Pan lehine tezahürata başladığında Midas etki atında kalmaya başlar. Bir yandan Apollon'dan üstün olma hırsı, bir yandan gücünü ayakta tutan halkın baskısı sonucunda Pan'ın yarışmayı kazandığını bildirir. Saraydakiler Pan ile birlikte coşkuyla Gordium'a giderken, sahnede yalnız Apollon ve Midas kalmıştır. Midas'ın gerçeği bildiği halde yanlış karar verdiğini düşünen Apollon onu cezalandırır. Midas'ın kulakları eşek kulağına dönüşür. II.Sahne: (Saray'ın bahçesi) Midas eşek kulaklarını saklamak için başına kırmızı bir şapka geçirmiş, etrafta öfkeli ve kuşkucu bir şekilde gezerken birçok şeye de yasak getirmiştir. Heykelcibaşı'nın yaptığı heykelin üzeri bile muhafızlar tarafından örtülür. Bu duruma hayret eden Heykelcibaşı, gelen I. Adam, II. Adam ve Berberbaşı'na durumu anlatır. Hep birlikte durum hakkında konuşurlarken Midas gelir. Berberbaşı önemsediği kralı Midas'a saçlarını kestirmesinin iyi olacağını söylediğinde Midas çok kızar, hepsini kovar. Yalnız kalan Midas Berberbaşı'nın söylediklerini düşünür, onun erdemli bir kişi olduğunu bildiğinden, güvendiğinden saçını kestirmeyi, böylece sırrını ona açıp hafiflemeyi düşünmektedir. Berberbaşı onun sırrını açığa çıkartırsa ne ceza vereceğini de tasarlar. O sırada gelip onu gizlice gözleyen Berberbaşı'nı görür, tehdit ile başlayan konuşma sonrası sırrını gösterir. Berberbaşı ona Ay tanrıçasına yalvarmasını tavsiye eder, çünkü Artemis karanlığı aydınlatan, değişimlerin tanrıçasıdır. Midas'ın çıkışının ardından yalnız kalan Berberbaşı'nın şaşkınlığı devam eder, ne yapacağını şaşırmıştır, kendisini asla konuşmaması konusunda telkin etme çabasındadır. Gordium'un erenleri, saç sakal traşı için Berberbaşı'na doğru gelirler. Midas'ın başındaki kırmızı şapka kafalarını kurcalamaktadır. Onlar bunun üzerine saçma ayrıntılarla kafa yorarken Berberbaşı sırrın verdiği yük ile ağırlaşmıştır, bu konuşma sinirini bozar. Onları traş edip gönderdikten sonra yine yalnız kalmıştır, sırrın ağırlığı, durumun gerçekliği üzerinde düşünmeye devam eder. Midas gelir ve Berberbaşı'nı oradan gönderir. Midas Ay tanrıça'ya yalvarma fikrini düşünürken doğanın örtüsü altında gizlenerek sevişen çifti farkeder. O gece Ay tanrıça Artemis'e derdini açmaya karar verir. O'nu işiten tanrıça Midas'a Apollon'dan özür dilemesini, yanlış karar verdiğini itiraf etmesini söylediğinde Midas yine hırsına, inadına yenik düşerek bunu reddeder. Ay tanrıça kızmıştır. Doğanın ifade araçları ve yılmaz bekçileri olan bitki örtüsü, sarmaşıklar tüm bu konuşmalara şahit olmuştur. Midas sahneyi terkeder. Berberbaşı sırrın verdiği sıkışmışlık hissi ile gecenin bir yarısı kendini dışarı atar. Yalnız olduğunu düşünmektedir fakat doğanın yılmaz bekçileri herşeye şahitlik etmektedir. Bastırdığı duygular patlak verir ve sonunda sırrını bir yere boşaltma ihtiyacı duyar. Sarmaşıklar onun için bir kuyu hazırlamıştır…


II.PERDE

I. Sahne: (Meydan) Meydan oyunu oynatıcıları olan I. ve II. Adam oyunları için çağrı yapar. Gelen halk oyunu izler. Bu sırada Midas balkonunda kendi halinde düşünceli bir şekilde Pan'ın ona verdiği flütü çalmaktadır. Meydandaki alkış seslerini duyar ve oraya doğru gelir. O daha ne olduğunu anlamadan halk kaçışır. Söylentileri oyunlarında kullandıkları için suçlu hisseden meydan oyunu oynatıcıları Midas'a bunları sazlıktan duyduklarını izah etmeye çalışırlar. Midas kendisini oraya götürmelerini emreder.


II.Sahne: (Sazlık) Sazlıkların aralarındaki konuşmalar yel estikçe açığa çıkmaktadır… 'Midas'ın kulakları eşek kulakları…'. Bunu duyan Midas öfkeden delirir, tüm yalvarmalara rağmen hepsini biçtirir. Sazların can çekişen iniltileri ile sahne kararır.


III.Sahne: (Midas'ın odası) Midas odasında kulakları ile barışma çabasındadır fakat bunu başaramaz. Yaşadıklarından dolayı bir hezeyan halinde halüsinasyonlar görmektedir. Boş koridorlarda sesler, gülüşmeler duymakta, Berberbaşı ile konuşmakta ve Ay tanrıçasının sesini işitmektedir.


IV.Sahne: (Meydan) Saray çığırtkanları halka son dönemde çıkan söylentilere inanılmaması, yaşanan olayların tekrarlanmaması gerekliliğini anlatmaya çalşırlar fakat halk onları konuşturmaz, dinlemez. Gerçeği bilmek istiyorlardır. Kral Midas'ın karşılarına çıkmalarını beklemektedirler.


V.Sahne: (Midas'ın odası) Midas korkusunun, çelişkisinin ve iç çatışmasının ardından son bir güç ile kulaklarını kabullenme çabasına girer ve bu kez başarır. Artık onları kabullenmiştir. Halkın karşısına çıkacaktır ve eşek kulaklarını gururla taşıyacaktır. Hırsı onu bu kez farklı kulakları ile tanrı Apollon'u ezeceği fikrine taşır.


VI:Sahne: (Meydan) Halk kuşkulu ve meraklı bir şekilde kral Midas'ı beklemektedir. Arabanın üzerinde gelen Midas'ı kulakları ile gören halk, onun farklılığınını kabullenir, tanrılara denk görür. Halk adeta hipnotize olmuştur. Halkının karşısına gururla, hırsla gelen Midas birden uzaktan gelen Apollon'u farkeder. Apollon tekrar hırsına yenilen Midas'ı bu kez kulakları geri alarak cezalandırır. Farklılığı güç sayarak kendinden üstün gören halk, Kral Midas'ı eski halinde görünce dalga geçmeye, aşağılamaya başlar. Onlara göre 'insan' kulakları ile basit, aciz kalmıştır Midas.


Apollon insanlığın aczini, birbirlerini aşağıladıklarını, ders almadıklarını gördükçe daha çok öfkelenir. İnsanlık cezalandırılmayı hak etmiştir. Evrenin büyük uyuşumunun, dengesinin ve birliğinin içinde varolmayı bilemeyen 'insan', doğanın altında kalarak can verir. İnsanların can çekişen iniltileri ile sahne kararır. Dionysos'un korosu ve dansçılar tekrar sahne alır. Anlatıcı koro ile birlikte sarmaşık ve keçilerden oluşan dansçılar, oynadıkları oyunun bittiğini söylerken, düşündüren o iki cümle kalır sahnede… 'Kim daha güçlü, kim daha usta?'


MİDAS

TEMSİL TARİHİ

GALERİ


MEDYA YANSIMALARI