Sana daha iyi bir alışveriş deneyimi sunulabilmesi için sitemizde çerez konumlandırmaktayız, kullanmaya devam ettiğinde çerezler ile toplanan kişisel verilerin Veri Politikamız - Bilgilendirmelerimizde belirtilen amaçlar ve yöntemler ile mevzuatına uygun olarak kullanılacaktır.

Devlet Opera ve Bale
Göbekli Tepe

KONU

'Bu eser, Atatürk'ün ölümü üzerine bir ağıt olarak bestelenmiş tek klasik Türk eseridir.


2011 yılından önce “Atatürk’ün ölümüne ağıt” temalı bestelenmiş herhangi bir bir requiem ya da senfonik ağıt olmadığını gördüm. Ve böyle bir eser bestelemeye karar vererek değerli rejisör Sayın Murat GÖKSU’ya bu konuyu açtım. Librettolu müzik anlayışımla sayın Göksu’nun metinlerinin çok uyumlu olacağını hissediyordum ve öyle de oldu. Göksu’nun kaleminde adeta müzikleri duyuyordum... Ve Eseri 2011 yılında besteledim, ilk hali 10 Kasım törenlerinde sabah 9.05’deki saygı duruşundan sonra icra edilen 15 dakikalık bir bölümdü. Aldığım olumlu eleştiriler akabinde eseri genişletme kararı aldım ve Murat Hoca’dan arya ve korolu yeni bölümler için eseri tekrar kaleme almasını arz ettim. Gelen yeni librettolar ışığında üç arya ve bir kuartet daha besteledim, yeni orkestralı bölümler ekledim ve böylece eser şimdiki haline birkaç yılda ulaştı.


Dört solist (soprano, mezzosoprano, tenor ve bariton) büyük koro ve büyük orkestra icra edebilecek şekilde 1 saat süreli bir eserdir. Eserde her solist için birer arya ve tüm solistler için bir kuartet, korolu ve orkestralı bölümler vardır.


Eser, saygı duruşlarında trompet ile çalınan ti sesinin üstüne varyasyonlar ile orkestra müziğiyle başlar ve bariton aryası “Yetmez mi?” ile devam eder. Kendine has birkaç tema üzerine bestelenmiş, leitmotifleri neredeyse tüm bölümlerde çeşitli varyasyonlarla duyabildiğimiz eserin bir bölümde küçük bir tema olarak Atamızın sevdiği “Vardar Ovası” Türküsü duyulmaktadır.


Benim için özel olan aryalarından biri Kurtuluş Savaşı'nda mücadele eden 'Asil Türk Kadını'nın anlatıldığı mezzo soprano aryası (kadınlar korosu da eşlik eder bu aryaya) 'BEN BİR KADINIM' aryasıdır.


Atatürk devrimlerinin ve Kurtuluş Savaşı mücadelelerinin Bilmek İstersen (kuartet), Bilmek İsterdim (Tenor), ve Biliyorsun Ya (Soprano) aryalarıyla anlatıldığı bölümlerden sonra Atatürk'ün ölüm döşeğindeki anları ve kalp atışlarını imite eden bir müzikle anlatılmış olup kalp durduktan sonra çok güçlü ve birkaç vuruşluk yalnız bir bas davul (gran casa) sesi duyulur. Atatürk ebediyete intikal etmiştir..


Bu bölümlerin ardından tüm koro ve orkestra özel bir teknikle şehirlerde saat dokuzu beş geçe çalan sirenleri taklit eder. Bu efektif kısa bölüm seyirciyi şok eden bir etkide çağdaş müzik anlayışına sahip bir sonorite çıkartır. Korolu pasajların olduğu bu bölümlerde sıklıkla kadınlar korosunun ağıt (lamentoso) stilinde söylediği bir temayla karşılaşırız.


'Her 10 Kasım' ağıtı, dört solistin sırayla parlando şeklinde (konuşarak) sorduğu 'Varlığımız?' sorusuna ton içinde her bir ses grubunun ardışık seslerle, sırayla 'Mustafa Kemal' diye cevaplayarak bir cluster (salkım) akor oluşturduğu ve son olarak tüm orkestra ve koro kadrosunun oluşturduğu clusterın re majör tonuna çözülerek fortissimo dinamiklerde 'Mustafa Kemal Atatürk' sözleriyle bitirmesiyle son bulur' ORHAN ÖNER ÖZCAN


NOT:

Eser, korona virüs önlemleri kapsamında dört solist, koro, iki piyano, bir vurma saz ve bir timpani için orijinaline sadık kalınarak yeniden düzenlenmiştir


HER 10 KASIM

TEMSİL TARİHİ

GALERİ